İçeriğe atla
Dişil Enerji

Bekleme Enerjisinden Çıkmak: Hayatını Askıya Almayı Bırakıp Kendi Manyetik Alanına Dönme Rehberi

Dişil Sırlar2 Kasım 20264 dk okuma
Bekleme Enerjisinden Çıkmak: Hayatını Askıya Almayı Bırakıp Kendi Manyetik Alanına Dönme Rehberi kapak görseli
Blog'a Don
Paylas:

Telefonun ekranına gün içinde kaç kez baktığını saymayı bıraktın mı? Bir plan yaparken "Ya o gün beni ararsa?", "Belki bir adım atar, şimdi hafta sonumu bağlamayayım" diyerek kendi kararlarını ertelediğin oldu mu? Eğer bir ilişkinin, bir cevabın ya da bir olasılığın gerçekleşmesini beklerken kendi hayatını duraklatıyorsan, bekleme enerjisinin (waiting energy) içine hapsolmuş durumdasın.

Bekleme enerjisi, dişil gücün ve çekiciliğin en sinsi hırsızıdır. Bir şeyi dışarıdan beklerken yaydığın frekans, "Bende bu yok, hayatım ancak o gelirse tamamlanacak" mesajı taşır. Oysa gerçek dişil enerji beklemez; o mevcuttur, köklenmiştir ve kendi hayatının akışında keyifle ilerler. Bu yazıda, hayatını bir başkasının inisiyatifine bırakmayı bırakıp kendi manyetik alanına nasıl geri döneceğini adım adım konuşacağız.

Bekleme Enerjisi Nedir ve Neden Karşı Tarafı İter?

Bekleme enerjisi, sabır veya alıcı olmakla aynı şey değildir. Alıcı dişil enerji (receptivity), hayatından ve kendinden memnunken gelen güzellikleri kabul etmeye açık olmaktır. Bekleme enerjisi ise tamamen yoksunluk, endişe ve kontrol ihtiyacından beslenir.

Farkında olmadan zihnini ve ruhunu karşı tarafa kilitlediğinde, görünmez bir psişik baskı yaratırsın. Karşı taraf bu ağırlığı sezer; sana doğru gelmek yerine geri çekilme ihtiyacı duyar. Çünkü kimse bir başkasının hayatının yegane kurtarıcısı veya eğlencesi olma yükünü taşımak istemez. Sen hayatını askıya aldığında, enerjin seni değil, beklediğin kişiyi beslemeye başlar. Kendi ışığını söndürüp onun karanlığını aydınlatmaya çalışırsın.

Hayatını Askıya Aldığını Gösteren Somut İşaretler

Bu enerjide olup olmadığını anlamak için günlük rutinlerine dürüstçe bak:

  • Kendi sosyal planlarını, karşı taraftan gelebilecek anlık bir davete göre esnetiyor veya erteliyorsan,
  • Gün boyunca aklında sürekli "Şu an ne yapıyor?", "Neden yazmadı?" monologları dönüyorsa,
  • Alışveriş yaparken, giyinirken ya da bir yere giderken sadece "O beni görse ne düşünür?" filtresiyle hareket ediyorsan,
  • Kendi hedeflerin, projelerin ve zevklerin ikinci plana atılmışsa, açıkça bekleme döngüsünün içindesin.

Bekleme Enerjisinden Çıkıp Manyetik Alana Dönmenin 4 Adımı

  1. Dağılan Enerjini Geri Çağır
    Zihninin gün boyu kimin üzerinde dolaştığını fark et. Aklına o kişi veya durum her geldiğinde derin bir nefes al ve elini kalbine koy. İçinden şu cümleyi tekrar et: "Tüm dikkatimi, ilgimi ve yaşam enerjimi başkalarından çekip kendi bedenime ve merkezime geri çağırıyorum." Bu basit niyet, gün boyunca dışarıya akıttığın zihinsel gücünü kendi auranın içine toplar.

  2. "O Hayatımda Hiç Olmasaydı Ne Yapardım?" Testi
    Şu an bir belirsizliğin içindeysen, kendine bu soruyu dürüstçe sor. O kişi hayatında hiç olmasaydı bu akşam ne pişirirdin? Hafta sonu hangi şehre gitmek, hangi kursa başlamak ya da kiminle buluşmak isterdin? Cevapların nelerse hemen ajandana yaz ve uygulamaya başla. Kendi mutluluğunun sorumluluğunu bir başkasına ihale etmekten vazgeçtiğin an, çekim gücün devreye girer.

  3. Zihinden Bedene İnmek (Somatik Uyanış)
    Bekleme hali zihinde, özellikle kaygılı düşünce kalıplarında yaşanır. Manyetizma ise tamamen bedendedir. Zihinsel döngüye girdiğini hissettiğin an ayağa kalk, ayak tabanlarının yere bastığını hisset, sevdiğin bir müzikte ritim tut veya cildine sevdiğin bir yağla masaj yap. Bedeninin duyularına (kokular, tatlar, dokunuşlar) odaklandığında, dişil enerjin uyanır ve o kaygılı bekleme hali dağılır.

  4. Alanı Boş Bırakma Cesareti Göster
    Dişil enerji boşluk yaratabilme sanatıdır. Sürekli aramak, imalı paylaşımlar yapmak, hikayelerine bakıp bakmadığını kontrol etmek o alanı tıkar. Telefonu bilinçli olarak başka bir odada bırak. Karşı tarafın sana ulaşabileceği, seni merak edebileceği bir alan bırakmadığında, ona kendi değerini kanıtlama şansı da tanımazsın. Boşluktan korkma; o boşluğu kendi neşenle, hobilerinle ve dinlenmeyle doldur.

Alıcı Olmak ile Beklemek Arasındaki İnce Çizgi

Alıcı olmak bir bahçe gibidir. Bahçe çiçek açar, güzel kokular yayar ve kelebeklerin gelmesi için hiçbir yere koşmaz, pencerelere vurup onları çağırmaz. Sadece kendisi olarak kalır. Bekleme enerjisi ise elinde ağla kelebeğin peşinden koşan, yakalayamadıkça çaresizleşen bir avcı tavrıdır.

Sen bir avcı değilsin; kendi krallığında, kendi merkezinde yaşayan bir kadınsın. Hayatını bir telefon bildirimine, bir erkeğin ilgisine ya da bir kararın sonucuna endekslemekten vazgeçtiğin an manyetik alanın genişler. İnsanlar senin yanındayken huzur bulur, çünkü senin onlara muhtaç olmadığını, kendi varlığınla doymuş olduğunu hissederler.

Son Söz: Merkezine Dön

Hayat senin etrafında akıyor. Beklemeyi bıraktığın, kendi adımlarını attığın ve kendi hayatının başrolüne geri oturduğun an, evrenin ve beklediğin her şeyin sana doğru nasıl yön değiştirdiğini göreceksin. Şimdi derin bir nefes al, telefonunu masaya bırak ve kendine şu soruyu sor: "Bugün kendim için ne yapabilirim?"

Bu yaziyi faydali bulduysan paylas!
Paylas:

Ilgili Yazilar